Pamukkale’nin beyaz travertenleriyle taçlanan Hierapolis, kutsal su kaynaklarının çevresinde şekillenen Helen–Roma geleneğinin en etkileyici merkezlerinden biridir. Kent, nekropolü, anıtsal kapıları, Plutonion kutsal alanı ve geniş hamam kompleksiyle Antik Çağ’da hem şifa arayanların hem de hacıların uğrak noktası olmuştur. Roma’nın mimari zarafetini, Anadolu’nun kadim inançlarıyla bir araya getiren bu şehir, bugün hâlâ adım attığınız anda o eski dünyanın ritmini hissettiren bir atmosfere sahiptir.
Hierapolis’in hemen güneyinde yer alan Laodikeia ise bölgenin ticaret ve tekstil merkezi olarak zenginliğin, siyasal gücün ve dini çeşitliliğin kesiştiği bir metropoldü. Devasa stadyumu, iki tiyatrosu, sütunlu caddeleri ve Kyria Kilisesi ile hem Helenistik mirasın hem de erken Hristiyanlığın izlerini bir arada taşır. Antik yazarların “göz merhemi” ve “siyah kumaşları” ile ünlü bu kent, Anadolu’nun ekonomik dinamizmini ve kültürel çeşitliliğini gözler önüne serer.
Aphrodisias ise yalnızca bir şehir değil, aynı zamanda bir sanat okuludur. Afrodit Kültü’nün merkezi olan kent, mermeri ince bir dokuma gibi işleyen heykeltıraşlarıyla tüm Roma dünyasında ün kazanmıştır. Tiyatrosu, Sebasteion’u, Tetrapylon’u ve eşsiz stadyumu, antik mimarinin en zarif örneklerini sunarken; Heykeltıraşlık Okulu’ndan çıkan eserler kenti âdeta açık hava müzesine dönüştürür. Burada mitoloji, sanat ve kimlik kavramları iç içe geçmiş hâlde ziyaretçiyi karşılar.
Bu yolculukta üç kadim kent, Anadolu’nun binlerce yıllık birikimini —inançları, sanatları, zenginlikleri ve insan hikâyeleriyle— peş peşe sunuyor. Her adımda, taşlara sinmiş sesleri duyar gibi olacak; Hierapolis’in kutsal suyunu, Laodikeia’nın ticaret yollarını ve Aphrodisias’ın mermer ustalığını tek bir bütünün parçaları gibi deneyimleyeceksiniz. Bu rota, yalnızca bir gezi değil; Anadolu’nun kalbinde derin bir tarih ve kültür keşfidir.
19 Aralık Cuma sabahı:
İstanbul’dan (isteğe bağlı olarak Sabiha Gökçen’den) Denizli Çardak Havalimanı’na uçuşun ardından Laodikeia’ya doğru yola çıkıyoruz. Helenistik ve Roma dönemlerinde Anadolu’nun en zengin kentlerinden biri olan Laodikeia’da kiliseler, tiyatrolar, anıtsal caddeler ve kutsal alanlar eşliğinde kentin tarihî dokusunu keşfedeceğiz. Ziyaretin ardından şehir merkezine dönerek Hierapark Hotel’de konaklama için otele yerleşiyoruz.
20 Aralık Cumartesi:
kahvaltının ardından günümüzü Hierapolis’in büyüleyici atmosferine ayırıyoruz. Nekropolis’ten hamamlara, Agora’dan Apollon Tapınağı’na kadar uzanan geniş bir alanda kentin dini, kültürel ve sosyal tarihini detaylı biçimde inceliyoruz. Ardından Aphrodisias’a doğru yola çıkarak Aydın Geyre’ye ulaşıyor ve otelimize yerleşiyoruz. Akşam saatlerinde, Karia bölgesinin bu önemli merkezinin arkeolojik önemine dair kısa bir bilgilendirme yapıyoruz.
21 Aralık Pazar günü:
kahvaltı sonrası tüm günümüzü Aphrodisias’a ayırıyoruz. Zeus’un kızı Aphrodite’e adanmış bu eşsiz kentte Tetrapylon, Sebasteion, Stadyum, Tiyatro ve heykeltıraşlık okulunun kalıntıları arasında antik dünyanın sanat anlayışını, siyasi ideolojisini ve mimari estetiğini yakından deneyimliyoruz. Turumuzun ardından Denizli Çardak Havalimanı’na geçerek dönüş yolculuğuna başlıyoruz.
Otellerimiz:
1. Gün:
https://www.hieraparkhotel.com/
2. Gün:
https://www.anatoliaturizm.com.tr
Uçuşlarımız standart olarak İstanbul Havalimanından THY ile olmakta;
Farklı bir isteğiniz olursa lütfen not kısmına yazınız.
Fiyatı: 26700 TL
Tek kişi Farkı: 2900 TL
Dahil Olan Hizmetler
– Otelde konaklama
– Tur boyunca ulaşım hizmetleri
– Rehberlik
– Uçak biletleri
Dahil Olmayan Hizmetler
-Öğlen ve akşam yemekleri
– Ekstra kişisel harcamalar
– İstanbul içi havaalanı ulaşımı

