Perge Antik Kenti: Pamphylia’nın Kalbinde Bir Medeniyet Merkezi
Antalya şehir merkezine kısa bir mesafede, günümüzde Aksu ilçesi sınırları içerisinde yer alan Perge Antik Kenti, Anadolu’nun en önemli arkeolojik alanlarından biri olarak dikkat çeker. Bir dönem Pamphylia Bölgesi’nin başkenti olan bu antik şehir, hem Helenistik hem de Roma dönemlerinde büyük bir gelişim göstermiş; anıtsal yapıları, kentsel planlaması ve kültürel yaşamıyla bölgenin öne çıkan merkezlerinden biri olmuştur.
Tarihin Derinliklerinden Günümüze
Perge’nin geçmişi Bronz Çağı’na kadar uzanmakla birlikte, asıl parlak dönemini Helenistik ve Roma egemenliği altında yaşamıştır. Antik kaynaklara göre, şehir Truva Savaşı’nın ardından kahin Kalchas’ın önderlik ettiği Yunan yerleşimciler tarafından kurulmuştur. MÖ 333’te Büyük İskender’in Perge’ye gelişi, kentin siyasal ve kültürel açıdan yükselişini hızlandırmış, Akdeniz kıyısına yakın stratejik konumu ise Perge’yi önemli bir ticaret ve kültür merkezi haline getirmiştir.
Tiyatro ve Sosyal Yaşamın İzleri
Perge’nin Roma dönemi tiyatrosu, kısmen harap olsa da ihtişamını günümüze taşımaktadır. Yaklaşık 15.000 kişilik kapasitesiyle oyunlara, performanslara ve halk toplantılarına ev sahipliği yapan tiyatro, Roma eğlence mimarisinin ihtişamını gözler önüne serer. Tiyatronun dekoratif rölyefleri ve sahne yapıları, kentin sanata verdiği önemi ortaya koyar. Bunun yanında, geniş hamam kompleksleri ve jimnazyumlar, antik dönemde beden sağlığı ve sosyal etkileşimin ne denli önemli olduğunu göstermektedir.
Sütunlu Cadde: Antik Dünyanın Zarif Kentsel Planlaması
Perge’nin en etkileyici unsurlarından biri, mermer sütunlarla çevrelenmiş olan ana caddesidir. Ortasından geçen su kanalı hem kente taze su sağlamış hem de kentsel tasarıma estetik bir unsur katmıştır. Günümüzde bu caddeyi yürüyerek keşfeden ziyaretçiler, bir zamanlar tüccarların mallarını sergilediği, filozofların fikir alışverişinde bulunduğu canlı bir sosyal merkezi hayal edebilir.
Erken Hristiyanlık ve Aziz Paul’ün İzleri
Perge, yalnızca klasik dönem mimarisiyle değil, Hristiyanlık tarihi açısından da özel bir yere sahiptir. Havari Paul, MS 1. yüzyıldaki ilk misyonerlik yolculuğu sırasında Perge’ye uğramış, bu ziyaret kenti erken Hristiyanlık açısından kutsal bir durak haline getirmiştir. Bu durum, Perge’nin zengin tarihi katmanlarına dini ve manevi bir boyut ekler.
Perge Stadyumu: Antik Dünyanın Spor Arenası
Kentin en dikkat çekici yapılarından biri ise yaklaşık 12.000 kişilik kapasiteye sahip stadyumdur. Akdeniz dünyasının en iyi korunmuş antik stadyumlarından biri olan bu yapı, gladyatör dövüşlerinden araba yarışlarına kadar birçok etkinliğe ev sahipliği yapmıştır. Bugün bile taş oturma sıralarında dolaşan ziyaretçiler, iki bin yıl öncesinin tezahüratlarını ve heyecanını adeta kulaklarında duyar gibi olurlar.