Şanlıurfa’nın hemen dışında yükselen Göbeklitepe, yalnızca taşlardan ibaret bir harabe değil; insanlık tarihine dair bildiklerimizi sorgulatan devrim niteliğinde bir keşif. Yaklaşık 12.000 yıl öncesine, yani MÖ 9600’lere tarihlenen bu alan, dünyanın bilinen en eski tapınağı olarak kabul ediliyor. Bu özelliğiyle, Stonehenge’den 6.000 yıl, Mısır piramitlerinden ise 7.000 yıl daha eski.
Taşların Dili
Göbeklitepe’nin merkezinde yer alan T-şekilli devasa sütunlar yalnızca birer yapı taşı değil; üzerlerine işlenmiş hayvan figürleri, soyut semboller ve insan tasvirleriyle tarih öncesi zihnin bir aynası. Yazı, tarım ya da çömlekçilik yokken, bu kadar gelişmiş sembolik bir anlatım insanlığın düşünsel dünyasına dair şaşırtıcı ipuçları sunuyor.
Medeniyetin Başlangıcını Yeniden Yazmak
Uzun yıllar boyunca bilim insanları, insanların tapınaklar inşa etmeye yerleşik hayata geçtikten sonra başladığını düşünüyordu. Ancak Göbeklitepe, bu fikri tersine çevirdi. Buradaki tapınakların, tarımdan çok önce inşa edilmiş olması, toplulukları bir araya getiren gücün dini inançlar ya da ortak ritüeller olabileceğini gösteriyor. Yani “medeniyet” dediğimiz olgunun temelinde ruhsal ihtiyaçlar yatıyor olabilir.
Kimler İnşa Etti?
Bugün hâlâ yanıtlanmamış en büyük sorulardan biri: Bu anıtsal yapıları kim yaptı? Yazılı kayıt bırakmayan, metal aletleri, tekerlekleri ve yük hayvanları olmayan Taş Çağı insanları, 20 tona kadar ağırlığındaki taş blokları ocağından çıkarıp taşıyarak dikmeyi başardı. Bu mühendislik harikası başarı, günümüz teknolojisiyle bile hayranlık uyandıracak nitelikte.
Teoriler ve Sırlar
Araştırmacılar, Göbeklitepe’yi inşa edenlerin mevsimsel olarak bir araya gelen avcı-toplayıcı topluluklar olabileceğini öne sürüyor. Bazı teoriler ise yapıların astronomik hizalamalar içerdiğini, hatta kayıp bir bilgi sistemine işaret ediyor olabileceğini savunuyor. Net olan tek şey, Göbeklitepe’nin ardındaki sırların insanlık tarihini yeniden yazdırdığı.
Göbeklitepe, yalnızca bir arkeolojik alan değil; insan toplumunun, inançların ve birlikte yaşamanın ilk adımlarına dair bir sahne. Bu yüzden birçok bilim insanı ve araştırmacı, burayı “tarihin sıfır noktası” olarak adlandırıyor. Çünkü bildiğimiz medeniyet kavramı, belki de ilk kez burada filizlendi.